Şimdi İzle · Türkçe Altyazı

Tales of Four Seasons: A Tale of Springtime (1990)

IMDb7.1
Topluluk7.2★
Conte de printemps film posteri
4KHD
108 dk
"Conte de printemps", Fransız yönetmen Eric Rohmer'in yönettiği bir dram filmidir. Film, genç bir kadın olan Jeanne ve onun aşk hayatı etrafında dönen bir hikayeyi anlatıyor. Jeanne, aşk hayatında kararsızlık yaşarken, bir yandan da arkadaşlarıyla ilişkilerini sürdürmeye çalışmaktadır. İlkbahar mevsimiyle paralel bir şekilde, film duygusal ve romantik bir atmosfer sunarken, aynı zamanda karakterlerin içsel çatışmalarını da derinlemesine inceler. "Conte de printemps", duygusal açıdan zengin ve etkileyici bir deneyim sunan sıradışı bir filmdir.
Süre108 dakika
Yayın1990
Kalite4K · 1080P
Ülke
Orijinal adı:Conte de printemps
Tür: · ·
İzlenme:23.91b
Filmi puanla117 topluluk oyu

Filmi izle

Kaynak veya dil seçerek oynatmayı başlat
Facebook'ta paylaş X'te paylaş

Film yorumları

Yorum alanını yalnızca film hakkındaki görüşlerin için kullan; film isteklerini istek sayfasından gönderebilirsin.

5 YORUM
Yorum yapabilmek için üye olmalısın. Küfür, Hakaret, Spoiler veren yorumlar silinir/banlanır.
filmin havası çok güzel
10
tarzı sevmiyorsanız, sıkılırsınız.Tamamen diyaloglar ve pastoral görüntüler üzerinedir.
11
Hmm, baya ilginç bir tarzı var. Ben çok beğendim. Serinin tüm filmlerini izleyeceğim bakalım neler göreceğiz merak ediyorum.
20
Fransız Yeni Dalga Akımının en sevdiğim yönetmenlerinden biri oldu bu filmi izlememle Éric Rohmer. Normalde Fransız sineması izleyemezdim sanırım müda... [Devamını gör..]
Fransız Yeni Dalga Akımının en sevdiğim yönetmenlerinden biri oldu bu filmi izlememle Éric Rohmer. Normalde Fransız sineması izleyemezdim sanırım müdavimi olacağım. Kahramanları konuşturma biçimini ve kadın erkek ilişkilerini ele alış tarzını çok beğendim. Yeni Dalga akımının o sürprizli, devamı kestirilemeyen sahne geçişleri ve sadece biten sonları bu filmde de var. Seyirciyi yormayı seviyor bu sinema. Dört Mevsim serisinin birincisi. Filmin İlkbahar havası insanın içini açıyor. O esintiyi yüzünüzde hissediyorsunuz. Filmin hikâyesi lisede felsefe öğretmenliği yapan Jeanne ile hayatının baharındaki Natachanın bir partide tanışmalarıyla ve arkadaş olmalarıyla başlıyor. En güzel kısım ise felsefe öğretmeni olan Jeanne ile onun en iyi arkadaşı olan Natachanın, Natachanın babasının sevgilisi olan kadınla giriştikleri felsefi münazaraydı. Kadını nasıl mağlup ettiklerini pür dikkat ve içten içe babasına kondurulamayan sevgilinin saçını başını yolan bir kız evlat edasıyla izliyorsunuz. Çok keyifliydi o sahne. Hatta bir ara heyecana gelip Heyt be, bastır kızım diye celallendim. Sadece insan ilişkilerini konu almasına rağmen bu kadar keyif almayı ummuyordum ama alıverdim işte. Çünkü kadın erkek ilişkisini konu almasının yanında, kahramanların diyalogları, mütevazi ve estetik zevkleri, birikimleri, kendilerini geliştirmeleri ve dolu dolu cümleleri filmi daha anlamlı kılıyor. Kitap gibi film diyebilirim. Çünkü felsefe kokuyor ve her diyalog anlam taşıyor.
10
Fransız Yeni Dalga Akımının en sevdiğim yönetmenlerinden biri oldu bu filmi izlememle Éric Rohmer. Normalde Fransız sineması izleyemezdim sanırım müda... [Devamını gör..]
Fransız Yeni Dalga Akımının en sevdiğim yönetmenlerinden biri oldu bu filmi izlememle Éric Rohmer. Normalde Fransız sineması izleyemezdim sanırım müdavimi olacağım. Kahramanları konuşturma biçimini ve kadın erkek ilişkilerini ele alış tarzını çok beğendim. Yeni Dalga akımının o sürprizli, devamı kestirilemeyen sahne geçişleri ve sadece biten sonları bu filmde de var. Seyirciyi yormayı seviyor bu sinema. Dört Mevsim serisinin birincisi. Filmin İlkbahar havası insanın içini açıyor. O esintiyi yüzünüzde hissediyorsunuz. Filmin hikâyesi lisede felsefe öğretmenliği yapan Jeanne ile hayatının baharındaki Natachanın bir partide tanışmalarıyla ve arkadaş olmalarıyla başlıyor. En güzel kısım ise felsefe öğretmeni olan Jeanne ile onun en iyi arkadaşı olan Natachanın, Natachanın babasının sevgilisi olan kadınla giriştikleri felsefi münazaraydı. Kadını nasıl mağlup ettiklerini pür dikkat ve içten içe babasına kondurulamayan sevgilinin saçını başını yolan bir kız evlat edasıyla izliyorsunuz. Çok keyifliydi o sahne. Hatta bir ara heyecana gelip Heyt be, bastır kızım diye celallendim. Sadece insan ilişkilerini konu almasına rağmen bu kadar keyif almayı ummuyordum ama alıverdim işte. Çünkü kadın erkek ilişkisini konu almasının yanında, kahramanların diyalogları, mütevazi ve estetik zevkleri, birikimleri, kendilerini geliştirmeleri ve dolu dolu cümleleri filmi daha anlamlı kılıyor. Kitap gibi film diyebilirim. Çünkü felsefe kokuyor ve her diyalog anlam taşıyor.
10